Rüya, hayatımızın bir gerçeği ve bir parçasıdır. Ruhumuza yansıyan acı-tatlı, sevinçli-hüzünlü, müjdeli-korkulu damlaları olan rüya alemi, çözülmeyi bekleyen sırlarla doludur.

İnsanın tamamen iradesin dışında gelişen rüyalar, yaşadığımız aleme yönelik mesajlar taşır. Ancak hangi rüyanın nasıl bir mesaj ihtiva ettiği bu işin ehli olan kimselerce bilinebilir.

Kimi rüyalar hiçbir mesaj taşımaz. O gün yaşanan olaylar, yapılan sohbetler ve düşünceler o gece rüyamıza girip bizi korkutur veya sevince boğabilir. Belki çoğumuz ciddi bir rüya gördüğümüz sanıp, o korkunun veya sevincin etkisinde kalırız. Oysa bunlar sıradan rüyalardır.

Bazı rüyalar ise geçmişe veya geleceğe yönelik bilgiler içerir. Allah (c.c.) bazı gaybi hakikatleri bildirmesidir. Kimi rüyalar ise aynen görüldüğü gibi çıkar. Peygamber efendimiz (a.s.m.) bu tür rüyalar için “nübüvvetin 46 parçasından bir parçası” ifadesi kullanmıştır.

Rüya ile İlgili Ayetler

Kur’an da rüyaya doğrudan veya dolaylı olarak yer vermiştir. Rüya ile ilgili bazı ayetler ise şunlardır;

Saffat suresi 102. ayeti, “Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.”

Yusuf suresi 4. ve 5. ayetleri ise, “Hani bir vakitler Yusuf, babasına demişti ki: “Babacığım, ben rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı bana secde ederken gördüm.” “(Babası) “Yavrucuğum! “dedi, “rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdır.”

Yusuf suresi 44. ve 45. ayetleri ise şu şekildedir. Dediler ki “(Bunlar) karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz. (Zindandaki) o iki kişiden kurtulmuş olanı nice zaman sonra (Yusuf’u) hatırladı ve “Ben bunun yorumunu size haber veririm, beni hemen (zindana) gönderin” dedi.

Bu bilgiler ışığında sitemizde bulabileceğiniz en güncel rüya tabirlerini inceleyebilirsiniz.